İktidara Yat Turizmi Çağrısı

En çok okunan

Metin Ergun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada deniz turizmi ve yat sektöründe yaşanan yapısal sorunları gündeme taşıdı. İYİ Parti Muğla Milletvekili Ergun, sektörde vergi düzenlemelerinden altyapı eksikliklerine kadar birçok başlıkta kapsamlı adımlar atılması gerektiğini belirterek iktidara çağrıda bulundu.

Yat turizminin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ergun, sektörün yüksek katma değer üretimi, istihdam ve döviz girdisi sağladığını ifade etti. Ancak mevcut uygulamalar nedeniyle sektörün ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Vergilendirme sistemine dikkat çeken Ergun, yat turizminin “ulaştırma” kapsamında değerlendirilerek yüzde 20 KDV’ye tabi tutulmasının yanlış olduğunu savundu. Aynı hizmeti sunan otelcilik sektöründe KDV oranının yüzde 10 olduğunu hatırlatan Ergun, bu durumun rekabet eşitliğini bozduğunu ve Türkiye’nin uluslararası pazarda geri düşmesine neden olduğunu söyledi.

Türkiye’nin rakipleri olan Yunanistan, Fransa, Hırvatistan ve İspanya’nın güçlü altyapı yatırımları ve vergi avantajlarıyla öne geçtiğini belirten Ergun, Türkiye’de ise yüksek vergi yükü ve yetersiz teşvikler nedeniyle pazar payı kaybı yaşandığını ve döviz gelirlerinde düşüş görüldüğünü ifade etti.

Yat imalatında KDV muafiyetlerinin kaldırılmasının yerli üretimi olumsuz etkilediğini kaydeden Ergun, özellikle ahşap yat üreticilerinin artan maliyetler karşısında zorlandığını dile getirdi. Marina kapasitesinin yetersiz olduğunu, bağlama alanlarının sınırlı kaldığını ve yüksek maliyetlerin yatırımcıları zorladığını da sözlerine ekledi.

Çevresel sorunlara da değinen Ergun, deniz kirliliği, atık yönetimi ve denetim eksikliklerinin ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Fethiye–Göcek–Dalaman hattında uygulanan mapa şamandıra projesinin deniz ekosistemini koruma açısından önemli olduğunu ifade eden Ergun, ancak bu süreçte sektörün gelir kaybına uğramaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Mevzuattaki dağınıklık, kurumlar arası yetki karmaşası ve izinsiz charter faaliyetlerinin haksız rekabete ve vergi kaybına yol açtığını belirten Ergun, sektörde nitelikli iş gücü eksikliğine de dikkat çekti.

Uluslararası geçerliliğe sahip bir “Türk Yat Kodu”nun bulunmamasının yatırım ve finansman süreçlerinde belirsizlik yarattığını ifade eden Ergun, yat turizminin rekabet gücünün artırılması için kapsamlı ve bütüncül düzenlemelere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Güncel

Bodrum Avukatları Şiddete Karşı Ses Yükseltti

1 Mayıs’ta Sert Mesaj, Bodrum’da Avukatları “Savunma Susmadı, Susmayacak” Muğla Barosu Bodrum Temsilciliğine bağlı avukatlar Bodrum'da basın açıklaması yaptı. Katledilen...

Daha fazla içerik