BOYD Başkanı Sabahattin Duman Net Mesaj verdi “Ege Turizmi Alarmda mı, Yoksa Algı mı?”
Londra Luton – Dalaman hattında sezon boyunca toplam 84 uçuşun iptal edilmesi kamuoyunda “Ege turizmi alarm veriyor” tartışmasını başlatırken, BOYD-Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Sabahattin Duman konuyu ekonomik zeminde değerlendirmek gerektiğini söyledi.
Haftada 3 frekansın sezon geneline yayıldığında 84 uçuşa denk geldiğini hatırlatan Duman, “Matematik bu. Ancak haftada üç uçuşun iptalini ‘Ege turizmi alarm veriyor’ şeklinde sunmak sağlıklı bir okuma değildir” dedi.
“Havayolu zarar eden hattı kapatır”
Kararların duygusal değil tamamen ticari olduğuna dikkat çeken Duman, özellikle İngiltere merkezli havayolu şirketi Jet2 üzerinden yapılan değerlendirmelere açıklık getirdi.
Duman, “Havayolu şirketleri zarar eden hattı kapatır, dolmayan uçağı uçurmaz. Bu kadar net. Jet2’nin 2027 kararı bir iptalden çok kapasite artış hızını yavaşlatma olarak okunmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Asıl alarm maliyetlerde”
Tartışmanın uçuş sayısından çıkarılıp ekonomik gerçeklere taşınması gerektiğini vurgulayan Duman, 2019–2026 dönemine dikkat çekti. Aynı dönemde dolar kurunun yaklaşık yüzde 570 arttığını, buna karşılık resmi verilere göre kümülatif enflasyonun yüzde 1.100’e ulaştığını belirtti.
“2019’dan bu yana dolar 6–7 kat artmış olabilir. Ancak maliyetler 11–12 kat artmıştır. Elektrik, gıda, personel, bakım, sarf giderleri… Hepsi dövizden daha hızlı yükselmiştir. Biz dövizle kazanıyoruz ama TL bazlı, enflasyona bağlı maliyetlerle çalışıyoruz. Aradaki makas kâr marjını eritmiştir” dedi.

“Sorun 84 uçuş değil, 50 Euro’nun 120 Euro’ya çıkması”
Duman’a göre asıl tartışılması gereken konu iptal edilen uçuş sayısı değil, hizmet fiyatlarının geldiği nokta.
“2019’da 50 Euro’ya sunduğumuz bir hizmet bugün 110–120 Euro bandına çıkmak zorunda kalıyorsa, bu artış kalite sıçramasından değil maliyet yapısındaki kopuştan kaynaklanıyorsa sorun havayolunda değil ekonomik zemindedir. Gerçek alarm burada başlar” diye konuştu.
“Çözüm uçuşu geri getirmek değil”
Çözümün havayolu şirketlerine çağrı yapmak olmadığını belirten Duman, üç temel koşula işaret etti:
Sürdürülebilir talep
Öngörülebilir maliyet yapısı
Güçlü fiyat-performans algısı
“Bir hat kârlıysa uçak gelir, kârlı değilse gider. Bu sektörün değişmeyen kuralıdır. Havayoluna ‘uçuş koyun’ demekle hat geri gelmez. Onlara şu güveni vermek gerekir: Bu hatta koltuk başı gelir sürdürülebilir” dedi.
“Türkiye artık ucuz destinasyon değil”
Türkiye’nin artık “ucuz destinasyon” olmadığını ifade eden Duman, sektörün segment yükseltmesi gerektiğini vurguladı:
“Maliyet yapımız kalıcı olarak yükselmişse segmentimizi yukarı taşımalı, daha yüksek harcama potansiyeline sahip pazarlara yönelmeli ve deneyimi büyütmeliyiz. Enerji verimliliği, ortak satın alma ve maliyet kontrolü artık tercih değil zorunluluktur.”
Sezonun güçlü geçmesi için etkinlik takviminin genişletilmesi, deneyim paketleri oluşturulması ve ortak tanıtım yapılması gerektiğini belirten Duman, “Uçak doluluğu takvimle ve talep üretimiyle gelir” dedi.
Açıklamasını net bir mesajla tamamlayan Duman, “Odaklanmamız gereken konu uçuş sayısı değil; hattın sürdürülebilir gelir üretip üretmediğidir. Eğer koltuk başı gelir maliyeti karşılıyorsa havayolu zaten kalır. Karşılamıyorsa kimse zararına uçmaz. Bu kadar net” ifadelerini kullandı.

