16.1 C
Bodrum
Perşembe, Mart 5, 2026

En güncel Bodrum haberleri ve tüm yerel Bodrum haberlerine ulaşabileceğiniz haber platformu.

Milli Parklar Kanunu Teklifine İlişkin Hukuki Değerlendirme

En çok okunan

Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bulunan Milli Parklar Kanunu Teklifi’ne ilişkin tartışmalar sürerken, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz yazılı bir basın açıklaması yaptı. Teklifin yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmadığını belirten Kazmaz, düzenlemenin anayasal çevre hakkı, kamu yararı ilkesi ve gelecek kuşakların yaşam hakkını doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti.

bafa milli park

Muğla’nın ormanları, su havzaları, kıyı ekosistemleri ve zengin biyolojik çeşitliliği ile Türkiye’nin en hassas doğal bölgeleri arasında yer aldığını vurgulayan Kazmaz, özellikle Marmaris Milli Parkı ve Saklıkent Milli Parkı’nın yalnızca turizm alanı olarak görülemeyeceğini belirtti. Bu alanların karbon yutak sahaları, su rejimini düzenleyen doğal sistemler ve iklim krizine karşı savunma hatları olduğunu dile getirdi.

“Anayasal Bir Yükümlülük”

Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesine atıf yapan Kazmaz, devletin ve yurttaşların çevreyi koruma ve geliştirme yükümlülüğünün açık bir anayasal ödev olduğunu kaydetti. Milli park statüsünün üstün kamu yararı taşıdığını ifade eden Kazmaz, bu alanlarda uzun süreli turizm işletme izinlerinin genişletilmesi, madencilik faaliyetlerine alan açılması ve planlama yetkilerinin merkezde toplanmasının koruma statüsünü fiilen zayıflatabileceğini savundu.

Kamu yararı kavramının kısa vadeli ekonomik kazançla ölçülemeyeceğini belirten Kazmaz, ekosistem bütünlüğü, su ve gıda güvenliği ile toplum sağlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Ekolojik Parçalanma Geri Dönülmez Kayıplara Yol Açar”

Bilimsel verilerin orman ekosistemlerinde parçalanmanın biyolojik çeşitliliği azalttığını gösterdiğini ifade eden Kazmaz, madencilik faaliyetlerinin yeraltı ve yerüstü su sistemlerinde kalıcı hasar oluşturabileceğine dikkat çekti. Turizm yoğunluğunun taşıma kapasitesini aşması halinde doğal alanların geri dönüşü olmayan şekilde tahrip olabileceğini belirtti.

Muğla’nın su stresi yaşayan bir bölge olduğuna işaret eden Kazmaz, milli park alanlarının zayıflatılmasının yalnızca ağaç kaybı değil, su rejiminin bozulması anlamına geleceğini söyledi. Bunun iklim direncini azaltacağını, tarım ve hayvancılığı etkileyeceğini ve sürdürülebilir turizmi riske atacağını dile getirdi.

Yerel Yönetimler Vurgusu

Korunan alanlara ilişkin düzenlemelerde yerel yönetimlerin, bilim insanlarının ve meslek odalarının görüşlerinin alınması gerektiğini belirten Kazmaz, aksi halde demokratik katılım ilkesinin zedeleneceğini ifade etti. Yerel yönetimlerin su altyapısı, atık yönetimi, yangın riski ve turizm planlaması gibi alanlarda doğrudan sorumluluk taşıdığını hatırlattı.

“Doğa Talanı Üzerinden Kalkınma Olmaz”

Milli parkların herhangi bir siyasi iktidarın tasarruf alanı olmadığını söyleyen Kazmaz, bu alanların gelecek kuşaklara bırakılması gereken ortak miras olduğunu vurguladı. Ekonomik kriz dönemlerinde doğal alanların “kaynak” olarak görülmesinin kısa vadeli bir yaklaşım olduğunu ifade eden Kazmaz, gerçek kalkınmanın doğayı koruyarak ve yerel ekonomiyi güçlendirerek mümkün olacağını belirtti.

Kazmaz, Milli Parklar Kanunu Teklifi’nin bilimsel esaslara dayalı olarak yeniden değerlendirilmesi, kamu yararı ilkesinin açık biçimde korunması ve koruma statüsünü zayıflatacak düzenlemelerin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Güncel

Deprem Haftası’nda Afet Farkındalığı

Muğla Büyükşehir Belediyesi, 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda itfaiye arama kurtarma ekipleri ile afet müdahale araç...

Daha fazla içerik