Bodrum Kadın Platformu yeni yargı paketine karşı tepki gösterdi. Bodrum Belediye Meydanında bir araya gelen grup burada bir basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklaması şöyle;
“11. Yargı Paketine Karşı: Haklarımızı, Hayatlarımızı Savunuyoruz!
Bugün burada, Meclis’e sunulması beklenen 11. Yargı Paketi taslağına karşı bir araya geldik. Toplumsal yaşamı cezalar ve yasaklarla denetim altına alan bu yasa taslağını Meclis’e getirmeyi dahi düşünmeyin!
Bu paket; bedenimizi, kimliğimizi ve varoluşumuzu denetim altına almak için hazırlanmıştır.

Bu yasayı Meclis’e getirtecek miyiz? Hayır!
İktidarın uzun süredir kadınları ve LGBTİ+’ları hedef alan politikaları, bu paketle birlikte yasalaştırılmak isteniyor.
Bu düzenleme yalnızca belli bir kesimi değil, özgürce nefes almak isteyen herkesi hedef alıyor.
Genel Ahlak Kimin Ahlakı?
Paketin temelinde yer alan “genel ahlak” ve “hayasızca hareketler” gibi ucu açık ifadeler, keyfi baskının önünü açmaktadır.
Kimin neyi “suç” sayacağına siyasi iktidarın karar vermesi, ifade özgürlüğüne ve yaşam hakkına doğrudan bir müdahaledir.
Bu düzenlemeler; kadınların, LGBTİ+’ların, tüm muhalif seslerin ve özgür düşüncenin önünü kesmeyi hedeflemektedir.
Bizler biliyoruz ki bu yasa, herkesin kimliği, bedeni ve yaşamı üzerinde artan bir devlet denetimi anlamına gelmektedir.
Aşkımızın, kimliğimizin, yaşam tercihlerimizin suç sayılmasına; bedenimiz ve sağlığımız üzerindeki söz hakkımızın kısıtlanmasına izin vermeyeceğiz.
Devlet elini bedenimden çek!
Trans Haklarına Müdahale Kabul Edilemez
Paket, transların kendi bedenleri üzerinde karar verme hakkını ortadan kaldırıyor.
Zaten zor olan cinsiyet uyum süreci mahkeme iznine bağlanmak isteniyor.
Hormon kullanımı suç sayılıyor; hekimler ve trans bireyler cezalandırılmak istenirken, interseks çocuklara yapılan zorunlu müdahaleler meşrulaştırılıyor.
Devlet, kendi bedeni hakkında karar verebilen yetişkinleri suçlu ilan ederken, rızası olmayan çocuklara yapılan müdahaleleri “normal” görüyor.
Biz bu çelişkiyi kabul etmiyoruz!
Dönmeyiz! Biz bu yoldan dönmeyiz!
Aileyi Değil, Eşitliği Savunuyoruz
Tüm bu düzenlemeler, “aile kurumunun ve toplum yapısının korunması” gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Oysa biliyoruz ki, öldürülen kadınların büyük çoğunluğu ev içinde, tanıdıkları erkekler tarafından öldürülüyor.
Çocuklar, aile adı altında suça, istismara ve şiddete maruz bırakılıyor.
“Aile yılı” ilanının ardından getirilen bu paket, şiddeti yasayla sabitleme girişimidir.
Biz, bu şiddetin yasalaşmasına izin vermeyeceğiz.
Yasanın şiddetine karşı, mücadelemizin direnciyle buradayız!
İtaat Etmiyoruz!
Erkeklere – İtaat etmiyoruz!
Patriyarkaya – İtaat etmiyoruz!
Kocalara, babalara, patronlara, adamlara – İtaat etmiyoruz!
Bedenimize, hormonumuza karışanlara – İtaat etmiyoruz!
“Genel ahlak” diyerek kadınlara ve LGBTİ+’lara saldıranlara – İtaat etmiyoruz!
Kadın ve LGBTİ+ düşmanı tek adam rejimine – İtaat etmiyoruz!
Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz!
Bu yasanın karşısında durmak; şiddeti, baskıyı ve korkuyu yönetme biçimi haline getiren rejime geçit vermemektir.
Biz susmuyoruz, çünkü sokaktayız!
Biz saklanmıyoruz, çünkü örgütlüyüz!
Şiddete, nefrete ve yasaklara karşı birlikte ses çıkarıyoruz!
Bu nefret yasasını Meclis’e getirtmeyeceğiz.
Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın lubunya dayanışması!
Vardık, varız, var olacağız!

