23. Gümüşlük Müzik Festivali hafızalardan uzun süre silinmeyecek bir konserle ile sona erdi
Bosfor Turizm’in ana sponsorluğunda ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen 23. Gümüşlük Müzik Festivali’nin kapanış konserinde Piyanist Gülsin Onay, Keman Sanatçısı Erkin Onay, Viyolonsel Sanatçısı Denis Shapovalov ve Piyanist Korkmaz Can Sağlam, Antik Taş Ocağı’nda bir araya geldi…

23. Gümüşlük Müzik Festivali, “Taşta Klasik” konserine ev sahipliği yapan 25 asırlık tarihi taş ocağında unutulmaz bir veda gecesine sahne oldu. 17 Temmuz akşamı Gümüşlük sahilinde çeşitli etkinlik ve iki harika konserle izleyicisine merhaba diyen Gümüşlük Müzik Festivali, yaz boyunca birbirinden özel etkinlik ve konserlerle yerli ve yabancı konukları misafir etti. Bodrum Klasik Müzik Derneği tarafından organize edilen Gümüşlük Müzik Festivali’nin bu yılki son konseri ise Bodrumlu klasik müzikseverin uzun zamandan beri beklediği, nadir nitelikte ve seçkin eserlerden oluşan ve dünya çapında isim yapmış piyanistimiz Gülsin Onay’ın da katılacağı konser idi.
Bodrumlu sanat çevrelerinin ve klasik müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, Gümüşlük’ün muhteşem günbatımıyla başladı ve yıldızların altında devam etti. Konser öncesinde GFA Koordinatörü Simla Sürmen, bir konuşma yaparak festivalin iki aylık sürecini değerlendirdi. Sürmen, katılımlarından dolayı festival izleyicisine ve katkılarından dolayı sponsor ve destekçilere ayrı ayrı teşekkür etti.
Gecenin ilk yarısında sahne Korkmaz Can Sağlam’ın idi
Sevilen piyanistimiz Gülsin Onay’ın katılımıyla, festivalin gelenekselleşen kapanış konserinde, Keman Sanatçısı Erkin Onay, Rus viyolonsel sanatçısı, şef ve besteci Denis Shapovalov ve Piyanist Korkmaz Can Sağlam da yer aldı. Gecenin ilk yarısında Gümüşlük Festival Akademisi’nin eski öğrencilerinden üstün yetenekli Korkmaz Can Sağlam, piyanoyla iki eser icra etti. E. Granados ve A. Scriabin’in eserlerinden oluşan ilk yarıda, çalınan eserler şöyleydi: Enrique Granados’den, “El Amor y la Muerte” from Goyescas, Op.11” başlıklı eseri seslendiren genç piyanistimiz, bu eserin ardından, Alexander Scriabin’in, “Piano Sonata No.3 in F-Sharp minor, Op.23” başlıklı yapıtından “3.Andante” ve “4.Finale – Presto con fuoco” adlı bölümleri izleyici ile paylaştı.
Gülsin Onay, Erkin Onay ve Denis Shapovalov, Tchaikovsky’nin Piyano Üçlüsünü seslendirdi
İlk yarının ardından tarihi sahnenin muhteşem atmosferine Gülsin Onay, Erkin Onay ve Denis Shapovalov dahil oldular. P.I. Tchaikovsky’nin “Piano Trio in A minor, Op. 50” başlıklı eserini seslendiren üçlü, özellikle piyano partisi son derece zorlu ve baskın olan bu eserdeki uyum ve üstün performanslarıyla izleyici üzerinde hayranlık yarattı. Tchaikovsky’nin yakın dostu ve akıl hocası Nikolay Rubinstein’ın anısına kaleme aldığı, derin bir matem ve saygı duruşu niteliği taşıyan anıtsal bir oda müziği eseri niteliğindeki bu eserin ilk bölümü “Pezzo elegiaco” başlığını taşıyordu. İkinci bölümün başlığı olan “Tema con variazioni” ise 12 farklı varyasyondan oluşuyordu. Neşeli danslardan görkemli füglere kadar geniş bir duygu yelpazesi sunan ikinci bölümün sonu ise trajik bir vedaya atıfta bulunuyordu. “Finale e Coda” başlık bu bölümle eser sonlandırıldı.
İzleyici müzisyenleri alkışlarla iki defa sahneye davet etti
Konserin sonunda ayakta alkışlanan sanatçılar, izleyicinin yoğun isteğiyle tekrar sahnede yerini aldı ve bu defa bis yaparak yine Tchaikovsky’nin “Piano Trio in A minor, Op. 50” başlıklı eserinden bir varyasyonu kendi yorumlarını katarak seslendirdi. İzleyicinin alkışlarıyla bu defa sahneye Rus viyolonselci Denis Shapovalov geldi ve bestesi kendisine ait olan “Italian bells” adlı yapıtı seslendirdi.
Bu eserin ardından festivalin aynı zamanda sanat danışmanı olan Gülsin Onay, festivalin sanat yönetmeni Piyanist Eren Levendoğlu başta olmak üzere, Festival Koordinatörü Meriç Fıratlı, GFA Koordinatörü Simla Sürmen ve tüm festival ekibini tek tek sahneye davet ederek tebrik etti. Festival izleyicisi, emeği geçenleri ayakta alkışlarken festival bir sonraki yıla kadar sonlanmış oldu.
Festivalde Konserler bitti ama belgesel sinema devam ediyor
Gümüşlük Belgesel Günleri, özel kapanışla 12 Eylül’e kadar devam edecek
Gümüşlük Müzik Festivali çatısı altında ilk kez düzenlenen Gümüşlük Belgesel Günleri, sekiz belgeselden oluşan programıyla 12 Eylül’e kadar devam ediyor. Gümüşlük’ün farklı noktalarında gerçekleştirilen açık hava gösterimlerinin tamamı ücretsiz ve saat 20.30’da başlıyor.
Gümüşlük Belgesel Günleri, her belgeseli konusuyla bağ kuran bir yerde gösterme fikrinden yola çıkıyor. Bağımsız mekânlar, açık alanlar ve kimi zaman geçici ya da dönüşüm halindeki yerler birkaç saatliğine açık hava sinemasına dönüşüyor. Mekanlar yalnızca birer arka plan olarak değil; atmosferleri, geçmişleri ve hafızalarıyla gösterimin bir parçası olarak ele alınıyor.
Perde, projeksiyon ve ses sistemi küçük ekip tarafından eldeki imkanlarla kuruluyor; bazı akşamlarda kullanımdan çıkmış eski bir yelken sinema perdesine dönüşüyor. Gösterimler, mümkün olduğunda yönetmenleri ve izleyicileri de bir araya getiriyor. 5 Eylül’deki Maffy’s Jazz gösterimi, filmin yönetmeni Deniz Yüksel Abalıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi; filmin ardından izleyicilerle samimi bir sohbet yapıldı.

