Atare’ye ve Çırakoğlu’na 5 Yıl Hapis, Bodrum’da Karar Tartışılıyor

En çok okunan

Niyazi Atare Davasında Kafa Karıştıran Hüküm: Rüşvet Verdiğini Söyleyen Müteahhit ise Ceza Almadı. Rüşvet iddialarının ise bir kumpas olduğu söylentileri kamuoyunda konuşuluyor. CHP’den Niyazi Atare’ye ve İbrahim Çırakoğlu’na destek. 

Niyazi Atare davasında kumpas iddialarını güçlendiren bir karar mı verildi? sorusu soruluyor. Kamuoyunda geniş yankı bulan dava sonucu tartışmalara neden oldu. Bodrum’da rüşvet iddiası ile açılan davada tepki çeken karar verildi. Rüşvet verdiğini iddia eden kişi ise ceza almadı. Atare ve Çırakoğlu ise 5 yıla mahkum oldu.

Bodrum’da kamuoyunun aylardır yakından takip ettiği rüşvet davasında karar çıktı. Yaklaşık 6,5 aydır tutuklu yargılanan Niyazi Atare ve İbrahim Çırakoğlu hakkında mahkeme heyeti hükmünü açıkladı. Mahkeme, iki sanığı rüşvet suçundan önce 6’şar yıl hapis cezasına çarptırdı, ardından takdiri indirim uygulayarak cezayı 5’er yıla düşürdü.

Karar duruşmasını sanık yakınlarının yanı sıra CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, ilçe yönetim kurulu üyeleri ile Bodrum Belediyesi’nden Emel Çakaloğlu ve Kanat Özsert de takip etti. Duruşmada söz alan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları reddederek beraat ve tahliyelerini talep etti. İbrahim Çırakoğlu, dosyada yer alan 403 ada 11 parsele ilişkin herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ve yalnızca yaptığı iş karşılığında hak ettiği ödemeyi talep ettiğini savundu. Niyazi Atare ise önceki savunmalarını yineleyerek suçsuz olduğunu ifade etti.

Dosyada adı geçen Selçuk Ünlü de ele geçirilen paraların rüşvet değil, Cumhuriyet Halk Partisi balosu için yapılacak bağış olduğunu öne sürdü. Ancak mahkeme heyeti, dosyada yer alan deliller, kamera kayıtları ve iddia makamının mütalaasını değerlendirerek suçun işlendiği kanaatine vardı.

Sanıklara 5 Yıl Hapis cezası verilirken müteahhit T.Ç ise Ceza almadı. Bodrum’daki bu karar tartışılıyor.

Davanın dikkat çeken başlıklarından biri ise şikayetçi müteahhit T.Ç. hakkında rüşvet verme suçundan herhangi bir hüküm kurulmamış olması oldu. Savunma avukatları, duruşma boyunca T.Ç.’nin beyanlarındaki çelişkilere dikkat çekerek, bu durumun adalet duygusunu zedelediğini savundu.

Sanık avukatları ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 252’nci maddesi kapsamında yaptıkları savunmalarda, iddia edilen sürecin tek bir kişi tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürdü. Ancak bu savunmalar mahkemenin kararını değiştirmedi.

Mahkemenin verdiği karara karşı istinaf yolu açık bulunuyor. Sanık avukatlarının dosyayı bir üst mahkemeye taşıması bekleniyor.

Güncel

Fikirler Muğla İçin Yarışacak

Muğla Büyükşehir Belediyesi “Yerel Hafıza, Evrensel Gelecek” sloganı ile sosyal, kültürel ve idari hizmet binası için ödüllü mimari projesi...

Daha fazla içerik